Category Archives: Uncategorized

Getirin Çekicimi, Kırılacak Kabuk Var !

Istakozun nasıl büyüdüğünü duymuş muydunuz? Malum sert kabuklu, içi yumuşak bir hayvan ıstakoz. Büyüdükçe kabuğun da büyüdüğünü sanırdım ben fakat öyle değilmiş. Etkileyici bir hikaye.. İçindeki yumuşak kısım büyürmüş önce. Sonra kabuğu dar gelip sıkıştırmaya başlarmış ıstakozu. Basınç arttıkça sıkıntısı daha da artarmış. Kendini avcı balıklardan korumak için kayalıkların altına gider, orada kabuğunu kırar ve …

Okumaya devam et

Hala Aşk Var

Alain De Botton’un ilk olarak 1993 yılında yayınlanan kitabı Aşk Üzerine (Essays in Love), ne kadardır okunacak kitaplar güruhumun içinde onu bulmamı bekleyip duruyordu. Geçtiğimiz hafta, bu bekleyiş son buldu. Elim gitti, onu buldu ve hemen okumaya başladım. Öncelikle şunu söylemeliyim, şimdiye kadar okuduğum aşk üzerine yazılmış kitaplar içinde açık ara en iyilerinden biri Aşk …

Okumaya devam et

Duymadıklarını Duy, Yapmadıklarını Yap

Ne istediğini bulmak bazen en zor şeydir. İçimize değil de etrafa bakarak aradığımızdan belki, belki en yakınlarımızın “baltalı” yaklaşımlarından kaçmak istediğimizden ya da korktuğumuzdan.. Bilinmez. Neden korkuyoruz peki bu kadar? Ne olabilir? En son ne zaman ilk defa bir şey yaptın? Denemediğin ne çok şey var, belki de hayat yolunun tam ortasından geçen ama senin …

Okumaya devam et

TedxReset’ten Yansıyanlar

Üç yıl aradan sonra yine bir TedxReset organizasyonuna katıldım. 26-27 Nisan 2019 tarihlerinde gerçekleşen TedxReset’te bu yılın konusu “+1”di. Hem kendi hayatlarına hem de diğerlerinin hayatına “+1” katmış 30’a yakın konuşmacı ilham olmak için oradaydı. Her katıldığım Tedx’te yaptığım gibi en başında kendime sorular sorarak başladım. Niyetimi belirledim. Ve sorduğum soruları zihnimin bir kenarında tutarak, …

Okumaya devam et

Belirsizliğin Hediyesidir Hayat

Belirsizlik… Yine uzunca zamandır üzerine kafa yorduğum,  kendimden yola çıkarak gözlemlediğim belirlilik, güvence, netlik beklentisinin boşunalığı hakkında yazmanın zamanı geldi.. Bilgelik, belirsizilikle(ambiguity) yaşayabilme sanatıymış. Okumuştum bir keresinde.. Şimşekler çaktırdı bende bu ifade, “nasıl yani?” dedirtti. Düşünmeye doğru yola çıkardı. Günümüzde yaşanan stresin, zorlukların, tükenmişliklerin çoğunun dibinde bir şeyleri garantiye alarak yaşamak isteği, netlik arayışı yatıyor. …

Okumaya devam et

Kaosun Eşiği’ne Gelin, Bekliyorum

M.Mitchell Waldrop “Complexity” kitabında “Edge of Chaos”(Kaos Eşiği) denen bir kavramdan bahsediyor. Kaos Eşiği, karmaşık sistemlerin, düzen ve kaos arasında özel bir denge noktasına gelebilme kabiliyetine verilen isim.   Öyle ki, bu karmaşık sistemler Kaos Eşiği özellikleri sayesinde spontan, uyarlanabilir ve canlı kalabilmeyi becerirler.   M.Ö 8.yüzyılda yaşayan Yunanlı filozof Hesiodos, kozmik temalı eseri Thegony’de …

Okumaya devam et

Yirmi Üç Yıla Mektup

Bundan tam yirmi üç yıl önce, üniversiteyi bitirdikten sonra iş hayatına ilk adımımı attığım gün bugün. Ankara’da üniversiteyi bitirdikten sonra finans merkezi olan İstanbul’a gelerek yeni işime başladım. Bir bankanın açtığı MT (management trainee) sınavını kazanmıştım. Bu şehre tek başıma, hayatımın büyük kırılma noktalarına doğru yol almak üzere geldim.. Geliş o geliş.. Diyeceksiniz ki “e …

Okumaya devam et

Mükemmeliyetçilik Korkaklıktır

Nereden biliyorsun diyeceksiniz. Kendimden.. Tüm yazılarımda olduğu gibi, bu da bir öz-yüzleşmedir.  “Ben oldum, peki siz hala ham mısınız?” diyemem haşa, demem.. Daha çok “ben bunları farkettim, alın siz de kullanın.” tadındadır üslubum. Hadi devam edelim, beni bırakalım 🙂 Biz’e bakalım.. Mükemmeliyetçiliğin bir insan özelliği olmadığını daha önce de bir çok yazımda üstüne basa basa söylemiştim. …

Okumaya devam et

Vasatlığa Övgü

  Başarı nosyonu üzerine çok fazla kafa yordum ve yormaya da devam ediyorum halen, pek çoğunuz gibi.. Sevgili Cevdet Suner’in bana önerdiği Ray Bennett’in “Underachiever’s Manifesto” (Vasatlığın Manifestosu) isimli kitabı bu konuda tüm bilgileri ters yüz eden, çarpan, katlayan, küçülten diğer taraftan da aydınlatan, öğreten, bilgeliğin çıplak gerçeğini veren harika bir başucu kitabı. Peki sorsam …

Okumaya devam et

Farrokh’tan “Kraliçe”ye

Nasıl anlatsam nerden başlasam.. Bir filmin bütün müzikleri, tam başında kavak yelleri esmeye başlamışken olan dönemden bu yaşına kadar olan yıllara (20 küsür yıldan bahsediyoruz!) damga vuran şarkılardan oluşuyorsa, hele bir de, şu anda henüz on bir yaşında olan çocuğunun mp3 çalarında da aynı grubun şarkılar varsa, tahminen 3-4 yıldır onları dinliyorsa bir kere orada …

Okumaya devam et