Category Archives: Uncategorized

Aç Mısınız? – II

Geçen hafta yazdığım “Aç Mısınız?” başlıklı yazıma öyle güzel geri dönüşler aldım ki, inanın daha güzel bir beslenme olamaz. Açlık falan kalmadı bende 🙂 (https://ishegul.wordpress.com/2020/08/10/ac-misiniz/)   Gelin görün ki, işin ilginç yanı bu geri dönüşlerin hepsi bana özelden geldi. Kimisi yazdı, kimisi aradı fakat hiçbiri görünür yorum olarak yer almadı. Bunu da (geri dönüş bildirme …

Okumaya devam et

Mekan’la Ben

  Mekanlarla insan ruhu arasında hep bir bağ olduğunu hissederim. Mesela evler orada yaşayan kişilerin enerjileri ile dolar. Hatta kokusuyla da. Her evin kendine has bir kokusu olur. Tüm diğer kokulardan başka. Orada yaşayanların kokusudur o. Kokusunu sevdiğiniz insanların evini de seversiniz. Özlersiniz. O evlerden çıkmak istemezsiniz bir şekilde. Evin şekli, yeri, içi, dışı hiç …

Okumaya devam et

Bir Aruoba Geçti Buralardan

İlişki saptanamaz – işte kapsanamaz. Rilke ne diyor ?“ Anılara sonuna dek sadığımdır, insanlara hiçbir zaman öyle olmayacağım.” Bencillik kiminkiyse, onun değeri kadar değerlidir. Bilmiyorum.. Geçicilik hep çullanır ilişkinin üstüne ve raslantısallık. En uç durumu düşün: sen ile ben, hiç bir arada olmadan da “birlikte olabiliriz. Hep derim. Bir de sevdiğin bilmediğindir. Tam bir kişi …

Okumaya devam et

Yaşam Korkuyu Siliyor

Korku öyle bir duygu ki; yaşarken çok yoğun, çok kesif, koyu. İçimizi kemiriyor adeta bitiriyor bizi. “Ya şöyle olursa”, “ya böyle olursa” ile başlayan sayısız senaryolar yazdırıyor sonra da o senaryolar olmuş gibi kendi kendini ona yüze bine katlıyor korku..   Uçak korkusunu alın ele. Bu “ya şöyle olursa” senaryoları değil mi dudağınızı uçuklatan ? …

Okumaya devam et

Çiçeğe Özlem

“Hayatı savunmak adına durmadan ölüme bakmak, iyiliği savunmak adına durmadan kötülüğü tartmak zamanla insanın ruhunu köreltebilir. Uzun süre karanlıkta kaldıktan sonra güneşe çıktığında gözleri kamaşan adamın körleşmesi gibi.” demiş Yıldırım Türker “Bahçe” isimli kitabının arka kapağında.   İçimde öylesine biryerlere dokundu ki bu söz, (kitabı aldım tabii ki) oturup yazmalıyım bunun üstüne dedirtti bana.   …

Okumaya devam et

Cesaretin Cahili mi Makbul Medenisi mi?

Cesaret güzel kelime. İçi dolu..   “Rağmen” bir şeyleri yapmayı, yapmaya devam etmeyi hatırlatıyor bana. İlk anda yaptığı çağrışım belki sizlerde farklı olabilir. Bendeki bu şekilde.   “Feel the Fear and Do It Anyway” kitabında Susan Jeffers’ın da bahsettiği gibi, cesaret korkuya rağmen var olmalı. Hatta korkunun kendisi cesaret için bir atlama tahtası olmalı diyor …

Okumaya devam et

TedxReset’ten Yansıyanlar

Üç yıl aradan sonra yine bir TedxReset organizasyonuna katıldım. 26-27 Nisan 2019 tarihlerinde gerçekleşen TedxReset’te bu yılın konusu “+1”di. Hem kendi hayatlarına hem de diğerlerinin hayatına “+1” katmış 30’a yakın konuşmacı ilham olmak için oradaydı. Her katıldığım Tedx’te yaptığım gibi en başında kendime sorular sorarak başladım. Niyetimi belirledim. Ve sorduğum soruları zihnimin bir kenarında tutarak, …

Okumaya devam et

Yirmi Üç Yıla Mektup

Bundan tam yirmi üç yıl önce, üniversiteyi bitirdikten sonra iş hayatına ilk adımımı attığım gün bugün. Ankara’da üniversiteyi bitirdikten sonra finans merkezi olan İstanbul’a gelerek yeni işime başladım. Bir bankanın açtığı MT (management trainee) sınavını kazanmıştım. Bu şehre tek başıma, hayatımın büyük kırılma noktalarına doğru yol almak üzere geldim.. Geliş o geliş.. Diyeceksiniz ki “e …

Okumaya devam et

Farrokh’tan “Kraliçe”ye

Nasıl anlatsam nerden başlasam.. Bir filmin bütün müzikleri, tam başında kavak yelleri esmeye başlamışken olan dönemden bu yaşına kadar olan yıllara (20 küsür yıldan bahsediyoruz!) damga vuran şarkılardan oluşuyorsa, hele bir de, şu anda henüz on bir yaşında olan çocuğunun mp3 çalarında da aynı grubun şarkılar varsa, tahminen 3-4 yıldır onları dinliyorsa bir kere orada …

Okumaya devam et

Öfke de Senindir, Kabul Edersen

  Öfke! Ne çağrıştırıyor size ? Eminim ilk anda çok da hoşunuza gitmeyen şeyler geliyor aklınıza.  Belk tüyleriniz ürperiyor.  Belki daha önce yaşadığınız nahoş bir olay aklınıza geliyor, öfkeden bir yanardağ misali patladığınız.  Kendi öfkeli haliniz geliyor gözünüzün önüne.  Ya da küçükken size öfkelenen annenizin ateş saçan gözleri.. Kısacası kend bilinçaltınızda “öfke”yi ne şekilde kodladıysanız …

Okumaya devam et