Category Archives: Uncategorized

Farrokh’tan “Kraliçe”ye

Nasıl anlatsam nerden başlasam.. Bir filmin bütün müzikleri, tam başında kavak yelleri esmeye başlamışken olan dönemden bu yaşına kadar olan yıllara (20 küsür yıldan bahsediyoruz!) damga vuran şarkılardan oluşuyorsa, hele bir de, şu anda henüz on bir yaşında olan çocuğunun mp3 çalarında da aynı grubun şarkılar varsa, tahminen 3-4 yıldır onları dinliyorsa bir kere orada …

Okumaya devam et

Öfke de Senindir, Kabul Edersen

  Öfke! Ne çağrıştırıyor size ? Eminim ilk anda çok da hoşunuza gitmeyen şeyler geliyor aklınıza.  Belk tüyleriniz ürperiyor.  Belki daha önce yaşadığınız nahoş bir olay aklınıza geliyor, öfkeden bir yanardağ misali patladığınız.  Kendi öfkeli haliniz geliyor gözünüzün önüne.  Ya da küçükken size öfkelenen annenizin ateş saçan gözleri.. Kısacası kend bilinçaltınızda “öfke”yi ne şekilde kodladıysanız …

Okumaya devam et

Hüzünlü Kadın Güle Güle

Dolores’in böyle zamansız çekip gitmesi beni derinden etkiliyor… Günlük tempoma devam ederken içimde bir sızı var günlerdir. Anlamıyorum neden, sonra farkettim ki üzgünüm. Cidden üzgünüm. Aklıma geldikçe bir Cranberries şarkısı açıyor, gazetelerdeki Dolores haberlerini karıştırıyorum. Ölüm nedenini bekliyorum 4 gözle. Ne olacaksa… ama öyle işte. Takipteyim. Ne zaman cenaze olacak vs herşey önemli benim için. …

Okumaya devam et

Limitsizlik Limitlerde Saklı

 By Phil Hansen Çok mu anlamsız ? Aslında hiç değil.. Şöyle ki, Amerikalı sanatçı Phil Hansen*’in hayatı bana ilham oldu. “İnsan ÖNCELİKLE kendi limitlerini kabul etmeden o limitlerin ötesine geçemez” anafikrine vardırttı. Nasıl mı? Hayat hikayesi şöyle.. Hansen sanatçı olmayı kafasına koymuş idealist bir genç. Sanat Okulu’nda parlak bir öğrenci. Özellikle resimde noktacılık (pointillism) konusu …

Okumaya devam et

“Mutlu Çocuk” Öğrenir – TedxReset 2015’ten Kalanlar III

TedxReset’te en etkilendiğim konuşmalara devam.. İhtiyacı olan herkese ihtiyacı olanı vermesi dileğiyle.. Bu sefer sahnede Öğretmen, Dilek Livaneli var. (Bu arada umarım yazılarımda bahsi geçen kişileri detaylı araştırmanıza önayak oluyorumdur. Çünkü gerçekten her biri birer değer!! ) Aman ha, o öyle bir öğretmen ki, 127 ülke ve 5 bin öğretmen arasından “Dünyanın En İyi 50 Öğretmen”i arasına seçilip Küresel …

Okumaya devam et

Algı Gerçekliktir

Rory Sutherland ile yeni tanıştım ve bakış açısından çok etkilendim. Tanıştım dediysem yüzyüze değil,şimdilik değil enzından :),  bir Ted Konuşması* sayesinde tanıdım kendisini. Konuşmadan o kadar etkilendim ki Türkçe çevirisini yaptım doyamadım bir de buradan sizlerle paylaşma gereği duydum. “Bakış Açısı Herşeydir” başlıklı konuşmasında Sutherland çok çok önemli fakat yıllardır belki de hakettiği değeri göremeyen bir …

Okumaya devam et

Sövmek Yetmez! Birşeyler Yapmak Lazım…..

Belki de yıllardır geçirilen en acı Sevgililer Günü’ydü bu 14 Şubat. Bütün dünaynın genel bayramı şeklinde kutlanan bir sevgi günü olursa, o günü hüzne boyayan şeyler de güne imzasını atar elbet.  Bugün de öyle oldu. Gencecik bir kız hiç pahasına hunharca öldürüldü, bu ülkede bir defa daha “kadın olmak”, “kadın yaşamak” geldi gündemlere. Sorgulandı bizim …

Okumaya devam et

Yaşamak Denen..

Geçtiğimiz günlerde gittiğim “Midas’ın Kulakları” operası, yazılarıma verdiğim uzun araya artık bir son verme isteğimi gün yüzüne çıkardı 🙂 Harikaydi öncelikle, tüm sanatçıların yüreklerine sağlık. Birçok boyutuyla insandı baş rolde her zamanki gibi. Ama tabii herkes kendine göre bir mesaj alır her eserden. Güzelliği de bu değil mi zaten ? http://tr.wikipedia.org/wiki/Midas’%C4%B1n_Kulaklar%C4%B1_(opera) . Bende uyandırdığı duygular, …

Okumaya devam et

İki Şey

  16. yüzyıl İtalyan düşünürü Giordano Bruno’nun “İKİ ŞEY” hakkındaki sözleri, bugün bile değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir! Paylaşmak istedim sizlerle, buyrun.. İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir: 1- Şikayetçilik 2- Dedikodu İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer: 1- Bakış açısını değiştirmek 2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek İki şey yanlış yapmanı engeller: 1- Şahıs ve olayları …

Okumaya devam et

Peki sizin TUTKUnuz nedir ?

Amin Maalouf demiş ki; “Zamanın iki boyutu var. Uzunluğu güneşe, derinliği tutkulara bağlı.” Tutku (passion), acı çekmek (to suffer) anlamına geliyormuş. Evet, doğru okudunuz. Ama öyle sıradan bir acı çekiş değil, bile isteye ve gönülden bir acı çekme. Hatta bir çeşit kutsal bir acı çekişe de bağlanıyor. Herhangi bir şeyi o kadar çok istiyormuşuz ki, …

Okumaya devam et