Author Archive: Aysegul Karacivi

Akıştayım, Akıştasın, Akışta

Şu son yıllarda dillere pelesenk olmuş “akışta olma” halini masaya yatırmak istiyordum uzunca zamandır. Malum bazı kavramlar adeta moda gibi, giyilip çıkarılırcasına, hayatımıza girip çıkıyor. Aslında gerçekten “trendy” olmaktan çok öte, ezeli ebedi hayatımızda olması gereken çok çok önemli bir kavram akış. Yazılarımda ve tüm çalışmalarımda hedeflediğim hayat kalitesine de katkısı büyük. Gel gelelim, moda …

Okumaya devam et

Şu Mutluluk Meselesi

Defalarca, hatta yüzyıllarca, yazılmış bir konuda bir de sen mi yazacaksın diye sorarsanız, evet ben de yazacağım diyeceğim size 🙂 Her insanın dönem dönem üzerinde kafa yorduğunu düşündüğüm bir kavram aslında “mutluluk”. Nedir ? Ne değildir ? Nelere bağlıdır ? gibi uzayıp giden sayısız soru sorulup üzerinde saatlerce günlerce konuşulup tartışılabilir hatta. Uçsuz bucaksız bir …

Okumaya devam et

Hüzünlü Kadın Güle Güle

Dolores’in böyle zamansız çekip gitmesi beni derinden etkiliyor… Günlük tempoma devam ederken içimde bir sızı var günlerdir. Anlamıyorum neden, sonra farkettim ki üzgünüm. Cidden üzgünüm. Aklıma geldikçe bir Cranberries şarkısı açıyor, gazetelerdeki Dolores haberlerini karıştırıyorum. Ölüm nedenini bekliyorum 4 gözle. Ne olacaksa… ama öyle işte. Takipteyim. Ne zaman cenaze olacak vs herşey önemli benim için. …

Okumaya devam et

Yeni Yılda Bırakın Gitsin Bırakın Bitsin

Yeni bir yıla başladığımız bugün, sizlere Paulo Coelho’nun çok etkilendiğim yazısı “Closing Cycles”‘ın Türkçe çevirisi ile mutlu yıllar demek istedim. Kelimeler bana ait değil belki fakat duygular tamamen bana ait. Hepinize iyi yıllar 🙂   “İnsan her zaman bir sona geldiğini fark etmeli. Eğer gereğinden fazla bir yerde kalmakta ısrar edersek, mutluluğu ve bir adım …

Okumaya devam et

Yaratıcılık Üzerine

Uzun zamandır aklımda olan bir konu; yaratıcılık. Evet üzerine çok sözler söylenmiş çok konuşmalar yapılmış fazlasıyla irdelenmiş bir konu. Fakat hala üzerinde düşünmeye değer. Ne söyleniyorsa, bir öncekine ekleniyor başka başka kapılar açıyor. Yaratıcılık konusu yaratıcılığa yol açıyor J Dediğim gibi çokça kafa yorduğum bir konu bu. Tabii her zamanki gibi, beni bu konuda da …

Okumaya devam et

Bir Hastaya Nasıl Davranılmaz

Aslında bu yazıyı oldukça uzun zamandır yazmayı düşünüyordum. Bugün bir arkadaşımdan ilham aldım, inşallah en kısa zamanda o da şifalanıyor 🙏🏼Ve tüm şifaya ihtiyacı olanlar 🙏🏼🙏🏼 Bundan iki yıl önce annemin ciddi bir rahatsızlık geçirdiği dönemde arayan soran ziyaret edenleri gözlemleme fırsatı buldum. Aslında bu kişilerin hastaya ve biz hasta yakınlarına etkilerini izledim daha çok. …

Okumaya devam et

Limitsizlik Limitlerde Saklı

 By Phil Hansen Çok mu anlamsız ? Aslında hiç değil.. Şöyle ki, Amerikalı sanatçı Phil Hansen*’in hayatı bana ilham oldu. “İnsan ÖNCELİKLE kendi limitlerini kabul etmeden o limitlerin ötesine geçemez” anafikrine vardırttı. Nasıl mı? Hayat hikayesi şöyle.. Hansen sanatçı olmayı kafasına koymuş idealist bir genç. Sanat Okulu’nda parlak bir öğrenci. Özellikle resimde noktacılık (pointillism) konusu …

Okumaya devam et

Hastalıktan Gelen Şifa

Regina Brett, göğüs kanserini yenen bir yazar. Kitabı “God Never Blinks” 24’ten fazla dile çevrilmiş ve bestseller olmuş. 41 yaşında hastalanan Brett, kanserin ona tek bir hayatı olduğunu hatırlattığını söylüyor. Kitabında, 45.doğumgünü gecesinde hayatın ona öğrettiği 45 dersi kaleme alıyor, beş yıl sonra ise (50 olduğunda), 5 tane daha ekliyor. İşte bugün sizlerle bu değerli …

Okumaya devam et

Bırakmak vs Vazgeçmek

Uzun oldu biliyorum.. Araya bir koca yaz girdi, yaşanacaklar yaşandı, öğrenilecekler öğrenildi, zamanı geldi ben de yazmaya oturdum. Geçtiğimiz gün okuduğum bana ilham veren bir yazıdan esinlenmek istedim bugün. Bırakmak ile vazgeçmek arasındaki farktan bahsetmek istiyorum. İngilizceleri “let go” (bırakmak) ve “give up” (vazgeçmek). Bilenler için aradaki farkı daha da net görmeyi sağlayabilir diye belirtmek …

Okumaya devam et

Sizin Yolculuk Nasıl Gidiyor ?

Bugün okumaya başladığım Jorge Bucay’in “Kendine Giden Yol” kitabındaki bir hikayeyi paylaşacağım sizlerle. Kitabın henüz çok başında olmama rağmen bu hikaye beni fazlaca etkiledi. Bir araba metaforu üzerinden kendimizi anlatıyor. Buyrun hikayeye.. “Ekim ayında bir gün, tanıdık bir ses telefonda bana, “Hemen dışarı çık, sokakta senin için bir armağan var,” diyor. Heyecanla çıkıyorum ve armağanı görüyorum. …

Okumaya devam et