Cesaretin Cahili mi Makbul Medenisi mi?

Cesaret güzel kelime. İçi dolu..

 

“Rağmen” bir şeyleri yapmayı, yapmaya devam etmeyi hatırlatıyor bana. İlk anda yaptığı çağrışım belki sizlerde farklı olabilir. Bendeki bu şekilde.

 

“Feel the Fear and Do It Anyway” kitabında Susan Jeffers’ın da bahsettiği gibi, cesaret korkuya rağmen var olmalı. Hatta korkunun kendisi cesaret için bir atlama tahtası olmalı diyor Jeffers. Yani cesaret, korkusuz olmak değil, bilakis korkuyu hissedip ona rağmen aksiyon alma işi olarak özetleniyor.

 

İki tür kullanıyoruz korkuyu, aksiyon ya da acı. Seçim sizin diyor, atıl kalıp korkularınızla acılara gömülebilirsiniz ya da korkunuz içinizde olacak şekilde kendinizi aksiyona yönlendirebilirsiniz.

 

Gerçekten hayat değiştirici kitaplardan biri olan “Feel the Fear and Do It Anyway”, “Korksan da Vazgeçme” ismiyle Türkçeye de çevrilmiş  şanslıyız ki. İlgilenirseniz almanızı şiddetle öneririm.

 

Cesaret konusuna tekrar dönecek olursak, İngilizcesi “courage” olan kelimenin Latince’den gelen kökü  “cor”, yani kalp. Kalp’ten gelenin korkuyu yenmesi diyorum ben ona. İyi özetliyor..

 

Çünkü korku, biz var oldukça hayatımızdan eksik olmayacak. Değiştiremeyeceğimiz ve kabul etmemiz gereken en önemli nokta bu öncelikle. Yani “dur şu korkum geçsin de uçağa bineyim”, “korkmasam çıkar o konuşmayı ben yapardım” diye diye ömrünü geçirenler “acı”ya doymayanlar.

 

Alın size asıl acı geçek hadi buyrun o zaman. Korkun geçince uçağa  binmek sonu olmayan bir kuyu. Çünkü esas korkunu geçirecek olan uçağa binmenin ta kendisi. Korkuyu yenmenin yolu, korktuğun şeyi defalarca yapmak. Ne ironik değil mi hayat ? Öyle…Maalesef ve iyi ki 

 

Bu kadar cesaret girizgahından sonra gelelim, çeşitlerine. Benim aklıma gelen iki türü var ki, ah dedirtiyor bolca. Bu yazımı yazmaya beni iten de bu ikilinin varlığı, ve biri diğerini yensin diye beklerken hiç beklenmeyenin at başı önde oluşu.

 

Medeni Cesaret ve Cahil Cesareti. Buyrun size iki nur topu gibi cesaret.

 

Ortalık medeni cesurlarla dolu olsun diye dilerken bakıyoruz ki elimiz kolumuz cahil cesurlara çarpıyor, büyüteçle arıyoruz medeni cesurları. Yoklar! Ya evlerinde ortalıktan kaçıyorlar ya da üretmekten geri duruyorlar, “ne işe yarar ki ?” duygusuyla. Bildiğiniz kaçıyorlar, kapanıyorlar iyice, yavaş yavaş azalıyorlar.

 

Cesaret iyi, güzel, hoş, çok lazım evet….fakat Cahil Cesareti denen mereti de hakkedilmiş cesaretten ayırmak gerekmiyor mu bir nebze?

 

İçi boş başakların dimdik durduğu, iki kelam edemeyenlerin hatipliğe soyunduğu, kitap kapağı açmamışların bilgi yarışmalarında baş gösterdiği, yarım yamalak bilgileriyle ahkam kesenlerin ortalığı kapladığını gördüğümde benim içim acıyor doğrusu.

 

Aklıma hemen Dunning-Kruger Sendromu (DKS) geliyor. Geçtiğimiz günlerde bir yazımda da bahsetmiştim, hatırlayanlarınız vardır belki. (https://ishegul.wordpress.com/2014/02/04/bir-tutam-niteliksiz-insan-yaklasimi-lutfen/)

 

Kısaca özetlemek gerekirse; Justin Kruger ve David Dunning isimli iki ABD’li psikiyatrın, bilimsel araştırmalara dayanarak oluşturdukları bir teori bu.

Teoriye göre, cahil ve bilgisiz insanlar, bilgili insanlara göre öz farkındalıklarının(ve aslında bilgi düzeyi farkındalıklarının) daha düşük olması nedeniyle, çok daha cesur ve kendilerine güvenliler.

Kolaylıkla kendilerini ortaya atabiliyorlar, bir şeyi tam ve eksiksiz bilmeye ihtiyaç duymadan “yapan” taraf olmaya geçebiliyorlar. Kendilerini övmekten kaçınmıyorlar, hep “ne kadar iyi” olduklarıın anlatıyorlar ve de en önemlisi herşeyi hakettiklerini düşünüyorlar.

Bilen, öğrenen, aydın ve devamlı okuyan kişiler ise, bilgileri arttıkça – aslında ne kadar çok şey bilmediklerini farkettiklerinden olsa gerek herhalde – daha geri planda kalmaya başlıyorlar.

Hadi bakalım buyrun buradan yakın!

Yine işin içine meşhur “mükemmeliyetçilik”i de almazsak olmaz. Okudukça, öğrendikçe, bildikçe, ne kadar bilmediğini fark ediyor ya insan Sokrates’in de dediği gibi, başlıyor bir mükemmeliyetçilik, içinde bol bol yetersizlik hissi. Ah ki ne ah..

Kısır döngüye girince de bu sefer meydan “ben bilirim” diyen içi boşlara kalıyor. DKS çeken insanlar bir de üstlerine mükemmeliyetçiliğin aşırı dozunu eklediler mi tadından yenmez bir ortam oluyor Cahil Cesareti olanlar için.

Tam da ihtiyacımız olan DKS çeken insanların ortaya çıkması, kendilerini göstermesi. “Ben de varım” demesi. Ortamın “ortalamalara” kalmaması, Cahil Cesurların bir ihtimal, kendilerine “ben ne yapıyorum” diye sorması, yine bir ihtimal kendilerini geliştirme istemeleri, gelişmeleri, öğrenmeleri..

Medeni Cesaret en çok bu insanlara yakışır, aksi Medeni Cesaret olmuyor işte dediğim gibi. O başka kategori. Gözümüzü açıp ortalarda gördüğümüzün çoğu medeni cesur DKS’undan muzdarip mükemmeliyetçiler olsa keşke !!

Bir şeye adım atmadan önce sorun kendinize, hele ki fazlasıyla düşünüp uzun süredir adım atamadıysanız.

“Beni geri tutan yeterince iyi olmamam mı yoksa DKS mu ?”

Yani Türkçesi “Cahil Cesaretim mi yok, Medeni Cesaretim mi yok?”

Eğer cevap ilkiyse, güzel! Doğru yoldasınız demektir. Biraz daha vakit var, aceleye lüzum yok.

Cevap ikinciyse, o zaman hatırlatın kendinize. Tüm ihtiyacınız olan kalbinizin korkunuzu yenmesi, yani cesaret, yani Medeni Cesaret. Korkudan acı çekmemek, korkuyla harekete geçmek. Daha çok çalışmak ya da daha çok bilmek değil.

Hadi..

2 Yorum

  1. Her zaman ki gibi keyifle okudum yazını..

    Konular hep can alıcı ve hayattan, bizden okurken “ya evet ” dediğin o kadar çok düşünce buluyorsun ki..

    Sanki karsımda birisi ile sohbet eder halde hissediyorum.

    Ellerine yüreğine sağlık.

    Bu arada kitap tavsiyelerinde çok önemli..

    WordPress.com , 21 Oca 2020 Sal, 14:29 tarihinde şunu yazdı:

    > Aysegul Karacivi posted: ” Cesaret güzel kelime. İçi dolu.. “Rağmen” bir > şeyleri yapmayı, yapmaya devam etmeyi hatırlatıyor bana. İlk anda yaptığı > çağrışım belki sizlerde farklı olabilir. Bendeki bu şekilde. “Feel the > Fear and Do It Anyway” kitabında S” >

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: