Geribildirim; Senibildirim

Hayatta hangi alanlarda kendinizle ilgili geri bildirim alıyorsunuz?

Geribildirim ( feedback ), sözlük tanımıyla, kullanıcıya bulunduğu durum ve yaptığı eylem ile ilgili, sistem tarafından geri verilen her türlü bilgi ve bildirimlerdir.

Neden önemlidir?

Çünkü insan “tam olarak” nerede olduğunu bilmeden, bir sonraki hedefine doğru yol almakta zorlanır.

Ve çünkü; insan en çok kendine kördür. En az kendini görür, tarafsız olmakta en çok zorlandığı kendidir, ne ironiktir ki.

İşte bu yüzden kendimizle ilgili her konuda geribildirim alabilecek cesarete sahip olmak önemli ve insanı oldukça ileri taşıyan bir meziyettir.

Cesaretli olmak gerekir çünkü geribildirim her daim şekerli ballı gelmez, bazen acılı ekşili de gelebilir. Bu durumda da gönül rahatlığıyla geribildirimi alıp onu gereği gibi kullanabilmek maharet gerektirir.

Böyle lafa söze dökmek kolayken hayata geçirmek oldukça zahmetli olabilir. İnsanlar negatif geribildirim aldıklarında bazen o derece savunmaya (hatta saldırıya) geçebiliyorlar ki, karşıdakiler “samimiyetle” geribildirim vermekten kaçınmaya başlıyorlar.

Aslında belki de en kilit nokta burada. Geriblldirimi, her ne olursa olsun, alıp kabul etmek, geribildirimi veren için müthiş güvenli bir ortam yaratıyor. Bu da tamamen tarafsız ve samimi geribildirimin yolunu açıyor. Yani esas amacına hizmet eder bir hale geliyor o zaman geribildirim.

Harvard Business Review, Türkiye’de bu hafta okuduğum Peter Bregman’ın makalesinde, insanların negatif geribildirim aldıklarında başvurdukları 13 sapma listelenmiş. Çok hoşuma gitti ayrıca çok da kullanışlı buldum.

Diyelim ki “Çok çalışıyorsun!” şeklinde bir geribildirim aldınız. Olması muhtemel ego merkezli tepkilere buyrun siz de bir göz atın:

  • Mağduru Oyna: “Evet, bu doğru ama benim suçum değil.”
  • Gururlu Tavır Takın: “Evet, bu doğru ama iyi bir şey.”
  • Küçümse: “O kadar da önemli değil.”
  • Reddet: “Bunu yapmıyorum!”
  • Kaç: “Bu işe o kadar da ihtiyacım yok!”
  • Suçla: “Sorun, siz çevremdekiler. Kötü insanları işe alıyorum.”
  • Aksini Savun: “Böyle davranmadığımı gösteren birçok örnek var.”
  • Saldırıya Geç: “Bu berbat şeyi yapmış olabilirim ama sen de şu berbat şeyi yapmıştın.”
  • Çürüt: “X hakkında gerçekten hiçbir şey bilmiyorsun.”
  • Lafı Çevir: “Gerçek sorun bu değil.”
  • Hükümsüzleştir: “Diğerlerine sordum ve kimse aynı yorumu yapmıyor.”
  • Şakaya Vur: “Bu kadar iğrenç olduğumu hiç bilmiyordum.”
  • Abart: “Bu gerçekten çok kötü, berbat biriyim”

Tek tek okurken kendimi düşündüm, her zaman yaptığım gibi. Zaman içinde bir ya da bir kaçına başvurmuşluğum olduğunu farkettim, itiraf edeyim.

Aynı makalede diyor ki, diyelim ki hoşunuza gitmeyen bir geribildirim aldınız tek yapcağınız şu; “Fikrini bana söylemek için ayırdığın vakti ve harcadığın çabayı takdir ediyorum. Teşekkür ederim.” diyerek hediyeyi kabul etmek. Evet tam da bir hediyeyi alır gibi almak geribildirimi.

Düşünsenize, çok da beğenmediğiniz bir hediye aldığımızda da teşekkür edip almaz mısınız?

Bunu da size verilen bir hediye gibi kabul edin. İttirmeyin, reddetmeyin, savuşturmayın. Özenle alın kabul edin..

Savunmacı bir tonu olmayan bu basit cevabın ayrıca büyülü bir yanı da var: Geribildirim alma becerinizi muazzam ölçüde yükseltiyor. Yukarda bahsettiğim güvenli alanı oluşturarak çevrenizdekilerin size rahatlıkla ve açıklıkla geribildirim verebilmesini sağlıyor.

Ben kendi adıma bu yöntemi denemeyi ve alışkanlık haline getirmeyi hedefliyorum . Sizler de hayat kalitenizi arttırmak isterseniz belki denersiniz..

Biliyorum ki geribildirim, senibildirim’dir aslında. Kendini bilme yolunda işinizi kolaylaştırması dileğiyle..

4 Yorum

  1. Sinem Yıldızeli Bahçeli

    Bir sonraki buluşmamızda bir geribildirim görüşmesi yapsak mı o zaman birbirimize 🙂 Geliştirici nice geribildirimlere…

  2. seyyahoz

    bize de çoklu perspektif yakışır aman aman; kendi kendimize farklı açılardan bakmayı, dozunu kaçırmadan öz kritiğimizi yapalım. ara ara. üzerine ilave, büyük bir keyifle, güvendiğimiz insanlardan, bize dair görüşlerini gönüllü olarak kendimiz gidip isteyelim; kapılarını çalalım. kendi hayat kavşağımızda önemli bir karar vermeden önce mesela, ya da önemli bir karar zamanı olmasa bile yine ara ara…. ara ara bizi bilen, tanıyan, görüşüne değer verdiğimzi insanlardan, belli bir başlık altında, somut spesifik benibildirimler alalım, ileribildirimler için biz başkalarının kapılarını çalalım. seni bildirim sana gelmez, sen beni bana bildirinlere yürümeli, güvendiğin kapıları tıklatmalısın, diye ilave düşünceler, fikirler… gelişmeye devam, bildirimin ilerisi gerisi olmaz, kimseyi kırmayayım incitmeyeyim, kendimi fazla kurcalamayayım ile de oturduğumuz yerde oturmanın kucağında keyifle kalabiliriz, ya da ileriye doğru yuvarlanalım, biraz belki paldır küldür, fazla kafaya takmadan, haydi, sallan yuvarlan…. dinle… düşün… istediğini kabul etmekte benimsemekte serbestsin… rahat ol… :))

    • Senibildirim sana gelmez.. bak bu iyiymiş 👍🏼👍🏼☺️
      Senibildirimin yolunu açmak mühim, ister kapıları çalarak ister geleni kabul edip alarak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: