Çal bi 45’lik

 

Haha 🙂

Evet bildiniz bu sefer de 45 üzerinden bir metaforla karşınızdayım.

Her yıl doğum günümde yaratıcılığım coşuyor, önümüzdeki yıllarda ne yaparım şimdiden bilmem ama bir 70’lik büyük 🙂 olduğumda yapacağım metafor şimdiden belli 🙂

 

Şaka bir yana, geçtiğimiz yıl, şu dünyada 44 yılımı bitirdiğimde, kitabımın en çok yorum alan bölümlerinden biri olan “4/4’lük Manifesto”yu yazmıştım.

 

Bu yıl ise plak jargonundan gideyim dedim madem artık bir 45’lik oldum, kendi gözlerimden 33’lük uzunçalar:) olduğum zamanlarla şimdiyi karşılaştırayım istedim. Aradan geçen yıllar neler getirmiş neler götürmüş bakalım.  Ben de ne çıkacağını bilmeden bir yazı macerasına atılıyorum sizinle.

 

Hadi birlikte bakalım..

 

33’lük iken, hayatı ya hep ya hiçten ibaret sanıyordum.

45’lik iken, biliyorum ki hayat neredeyse hep ikisinin arasında bir yerde.

 

33’lük iken, hayatımın vazgeçilmezleri vardı.

45’lik iken, şimdi vazgeçilmez olan hayatım.

 

33’lük iken, “sağlık olsun” diyenleri dinlemezdim bile.

45’lik iken, öğrendim ki tek olması gereken şey sağlık.

 

33’lük iken, iyi ve kötü diye bir ayrım var zannediyordum.

45’lik iken, öğrendim ki sadece düşünce onu öyle yapıyor.

 

33’lük iken, hayatımda olan ama

45’lik iken, hayatımda olmayışlarıyla hafiflediğim insanlar var.

 

33’lük iken, “iş” demek tek yönlü bir meşgaleydi benim için.

45’lik iken, ise “iş” hem her şey hem de hayatın içindeki birçok detaydan biri olarak çok yönlü bir seviyeye ulaştı.

 

33’lük iken, birilerinin ya da bir şeylerin beni mutlu edeceğini sanıyordum.

45’lik iken, öğrendim ki mutluluk bir karar, ben istersem mutlu istersem mutsuz olabilirim.

 

33’lük iken, nicelik başroldeydi.

45’lik iken, nitelik at başı önde.

 

33’lük iken, sanıyordum ki düşüncelerim beni idare ediyor.

45’lik iken, biliyorum ki düşünceyi üreten benim, değiştirecek olan da!

 

33’lük iken, çabanın değil sonucun değerine daha fazla inanıyordum.

45’lik iken, çabanın değerini bizzat çalışarak görmek ne demek öğrendim.

 

33’lük iken, başıma gelen her şeyin kendimden farklı nedenlerini buluyordum.

45’lik iken, başıma gelen her şeyin nedenini biliyorum, ben!

 

33’lük iken, hayatın varılması gereken bir hedefle taçlanacağını sanıyordum.

45’lik iken, bildim ki yolculuğun kendisini taçlandırmak esas olan.

 

33’lük iken, görünene daha fazla kafa yoruyordum.

45’lik iken, buz dağının altını görebiliyorum.

 

33’lük iken, hemen tepki veriyordum.

45’lik iken, bir nefes alıp tepki yerine “cevap” vermeyi seçiyorum.

 

Evet neticede aradan geçen yıllar birçok şey öğretmiş, belki birçok şeyi de henüz öğretememiş. Zaten hayat bir yolculuk.

Güzel olan bu yıl geçen yıldan daha öğrenmiş, daha farkında olarak hayata devam edebilmek.

Yaş almanın güzelliğine vararak yolculuğun kendisini taçlandırmak.

 

Son olarak da plak jargonuna uygun olarak;

 

33’lük iken, karışık şarkılardan oluşuyordum.

45’lik iken ise bir yüzümde Nora Jones’tan “Sunrise”, bir yüzümde ise Nathalie Merchant’tan “Kind & Generous” çalıyor 🙂

 

Sevgiyle..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

4 Yorum

  1. Sinem Yıldızeli Bahçeli

    Vay Aysegülcüm, aradaki zaman çok dolu dolu ve zenginliklerle geçmiş o halde. 75’liği şimdiden merak ettim 😉

  2. nuray tatlı

    Kalemine yüreğine sağlık arkadaşım, yine çok güzel bir yazı, tebrikler.
    Sevgiler
    Nuray

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: