Bir Hastaya Nasıl Davranılmaz

Aslında bu yazıyı oldukça uzun zamandır yazmayı düşünüyordum. Bugün bir arkadaşımdan ilham aldım, inşallah en kısa zamanda o da şifalanıyor 🙏🏼Ve tüm şifaya ihtiyacı olanlar 🙏🏼🙏🏼

Bundan iki yıl önce annemin ciddi bir rahatsızlık geçirdiği dönemde arayan soran ziyaret edenleri gözlemleme fırsatı buldum. Aslında bu kişilerin hastaya ve biz hasta yakınlarına etkilerini izledim daha çok.

Ve sonucunda bir hastaya (ve hasta yakınına) nasıl davranılmayacağını kanlı canlı yaşadım, maalesef.

Ben 3’e ayırdım bu kitleyi.

– Arazi Olanlar
– Meraklılar
– Felaket Tellalları

İlk grup Arazi Olanlar. Bunlar hiç bilmiyormuş gibi davranıp, bir anda ortadan kaybolan grup. Kendileri en ufak olumsuzluğa dayanamadıkları için arayıp sorma zahmetine bile katlanmayan insanlar. Bilseler ki, o dönemde aranmak ne kıymetli. Eminim böyle yapmazlar. Haa bir de en tahmin etmediğimiz yakın bildikleriniz bu gruba girdiğinde o zaman şaşkınlık ve hayal kırıklığı kol kola..

İkinci grup Meraklılar. Geldiğinde ya da aradığında sadece bilgi almaya gelmiş gibi soru yağmuruna tutanlar. Adını hepimizin bildiği hastalığa izninizle burada “grip” demek istiyorum.
Sorular çok çeşitli, yok efendim saçları dökülmüş mü, gribin kaçıncı evresiymiş, tedavi sonrası bitkin miymiş, vs vs .. türü hastayı ve hasta yakınını BERBAT hissettiren üstüne üstlük karşı tarafa da hiçbir şey kazandırmayan sorular bunlar. Lütfen sorularla taciz etmeyin. Süreç zaten yeterince zorlu, bir de cevap vererek olayları yeniden yaşatmak niye? Gelip aramanız yetiyor. “Nasılsın?” sorusu yeter de artar.. Detaya hiç gerek yok.

Üçüncü ve en rahatsız edici grup Felaket Tellalları. Bunlar da etraflarında grip geçirmiş ne kadar tanıdık eş dost akraba varsa onların olumsuz süreçlerini paylaşanlar. Yok efendim komşusu da gripmiş de tedavi sırasında şöyle zorlanmış böyle zorlanmış, arkadaşı geçirmiş mahvolmuş bitmiş. İnanın o dönemde bunları duymaya hiç kimsenin ihtiyacı olmuyor. Tam tersine grip geçirip şimdi bomba gibi olanlardan bahsetseniz, neler değişiyor bilemezsiniz. Bir insanın içinde ışık yakmak gibisi var mı? Sanki o anda tüm kara bulutlar dağılıyor. Hep sözü edilen yüksek moral böyle böyle elde ediliyor. Neden o ışığı söndürmeyi seçiyorsunuz ki? Ben hakikaten anlayamadım.
Ama bu davranış şekli herşey bitip de sağlıklı günler geldiğinde, ilişkilerin şeklini değiştiriyor. Emin olabilirsiniz.

Bu gruplardan sonra bir grup daha var ki o da Canlar grubu. Her daim sorgusuz sualsiz yanımızda olan, aman moraller sallanmasın diye bir soru bile sormadan hassasiyetle davranan, hep gelen, hep arayan,, güzel şeyler paylaşan, şakalaşan, sanki hayat bizim için hiç farklı değilmiş gibi davranarak kısa süre için de olsa yaşanan zorlukları unutturanlar. Onlar iyi ki varlar💜 Tüm kalbimle teşekkürü bir borç bilirim.

Bu zorlu süreci atlatmakta çok fazla destekleri oldu. İnsan insanın ilacı da olabiliyor ne mutlu ki.

Şifa her daim sizinle olsun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: