Bırakmak vs Vazgeçmek

unnamed (1) unnamed (2)

Uzun oldu biliyorum..

Araya bir koca yaz girdi, yaşanacaklar yaşandı, öğrenilecekler öğrenildi, zamanı geldi ben de yazmaya oturdum.

Geçtiğimiz gün okuduğum bana ilham veren bir yazıdan esinlenmek istedim bugün.

Bırakmak ile vazgeçmek arasındaki farktan bahsetmek istiyorum. İngilizceleri “let go” (bırakmak) ve “give up” (vazgeçmek). Bilenler için aradaki farkı daha da net görmeyi sağlayabilir diye belirtmek istedim.

Çok benzer gibi görünse de aslında tamamen farklı iki eylem. Etkileri ise birbirine taban tabana zıt! O derece..

Bırakmak, artık size hizmet etmeyen davranış, düşünce ve hatta kişilerden (tabiri caizse tüm toksiklerden!!) uzaklaşma anlamına gelir. Size iyi gelmediğini farkettiğiniz herşeyden özgürleşmek-yani bırakmak- daha kaliteli ve verimli bir hayata geçmek için ilk ve en önemli adımdır.

Vazgeçmek ise hayatınızı kısıtlar. Yapabileceklerinizin önünü tıkar. Potansiyelinizi gerçekleştirmenizi engeller. Yababilecekken yapmamaktır. Elinden geleni tamamen yapmadan ringden çekilmektir. Havlu atmaktır.

Bırakmak, hayatınızı genişletir, ferahlatır, size alan açar. Yapmayı isteyip de yapamadığınız şeylere fırsat yaratır.

Vazgeçmek, esarettir.

Bırakmak ise özgürlük.

Vazgeçmek, kendine güvensizliktir.

Bırakmak, “Elimden geleni yaptım, benden bu kadar” diyebilmektir.

Vazgeçmek, korkudur.

Bırakmak, cesarettir.

Vazgeçmek, dayanma limitini bilmemektir.

Bırakmak, kendi sınırının farkında olmak.

Vazgeçmek, kendine yenilmektir.

Bırakmak ise kendini önemsemek.

Hayatınızda böyle bir zaman gelir de artık size hizmet etmediğini, sizi beslemediğini, size iyi glemediğini düşündüğünüz herhangi bir şeyi ya da herhangi bir insanı bıraktığınızda, olur da biri/birileri sizi vazgeçmekle, güçsüz olmakla suçlayacak olursa bunları kendinize hatırlatın.

Unutmayın ki, size doğru gelen bir hayatı yaşamak için kimsenin (ama hiçkimsenin!!!) iznine ya da onayına ihtiyacınız yok. Kimse size kim olacağınızı ya da nasıl yaşayacağınızı söyleyemez.

Bu gücünüzü farkedip kullanabilme cesaretini bir kez gösterdiğinizde artık hiçbirşey bir  daha eskisi gibi olmayacaktır.

Aaaaa söylemeden bitirmek olmaz..

Eğer toksik olarak devem eden hayatınızdan çıkarmak istediklerinizi görüyor, biliyor ve de hala aksiyon almıyorsanız, bu durumda vazgeçmişsiniz demektir. İyi, rafine ve hakedilmiş bir hayatı yaşamaktan vazgeçmişsiniz..!

Sizin ilacınız bizde değil, kendinizde. Bir doz cesaret, bir kaç doz farkındalık iş görür. Yaramadı mı ? O zaman dozu arttırmanızı öneririm 🙂 Çözüm olana kadar devam..Yılmak yok, vazgeçmek hiç yok!!

Bırakma cesaretini gösteren herkes, konfor alanından çıkabilir.

Mutluluk da konfor alanının bittiği yerde başladığına göre, o zaman ne duruyorsunuz ?

 

Reklamlar

6 Yorum

  1. aysegul atakuru

    Ne birakabiliyorum ne de vazgecebiliyorum 😁

    Sent from Aysegul’s iPhone

    >

    • Seçim senin, hayat senin..Kim ne karışır ?
      Ama şunu netleştirmek lazım, “bırakmak” içsel bir seçimdir, yani burada bahsedilen “bırakmak” her zaman “terk etmek” demek olmayabilir.
      Ya da henüz yeterince “toksik” hissetmiyor olabilirsin. Bu da olabilir.

  2. aysegul atakuru

    Cok begendim yazini bu arada, tam bana hitap ediyor :))

    Sent from Aysegul’s iPhone

    >

  3. Canım günaydın..

    Yazın mükemmel…

    Bir an kendimi okudum…

    Sana teşekkür ederim…

    Çok ama çok öpüyorum…

    • Canim ben de opuyorum cok.. Cok mutlu oldum begenmene ve kendini bulmana.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: