Sınırlarla Aranız Nasıl ?

sinirlar

Sınır deyince ne canlandı gözünüzde ?

Duvarlarla çevrili bir hapishane mi yoksa çitlerle çevrili bir bahçe mi ?

Sınırlar öyle veya böyle hayatın içindeler ve siz isteseniz de istemeseniz de yer yer karşınıza dikiliyorlar.

Kendi adıma ergenlikten başlayarak 30’larımın başına kadar sınırlara kafayı takmış bir insan olarak, farkettiğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.

Özgürlüğüme düşkünümdür, bilenler bilir. Sınırlanmanın her çeşidine karşıyımdır, protest kişiliğim can bulur, savaşmak isterim engelleyenlerle.

Fakat gelin görün ki, bir sınırı kaldırsanız diğeri çıkıyor karşınıza. Özgürlüğün sınırsızlık demek olmadığını anlamak için sanırım biraz yaş almam gerekti.

Bu benim deneyimim tabii, herkes için aynı olmayabilir. Kimisi sınırlarla çizilmiş hayatlarda güvenli hisseder kendini tam tersine. Sarılmış sarmalanmış olmanın anne karnındaki bir bebeğe verdiği güven gibi. Bunu da anlayabiliyorum.

Neden mi ?

Aslında farkettiğim şey şu oldu, benim sınırlarla ilişkim hep sınır dışında kalanlara odaklanmaktan dolayı yıpratıcı bir hal almıştı. (şunu eklemem lazım faydasını görmüşlüğüm de çoktur bu yaklaşımın, ancak hayat öyle geçmiyor ne yazık ki!)

Her nerede karşınıza çıkarsa çıksın, sınırlar, belli alanlarda özgürlük de veriyor, öyle değil mi? Demek istediğim elinizden alınanlara değil elinizde olanlara odaklanırsanız, sorunun büyük kısmı ortadan kalkıyor. Koçlukta da çoğu zaman karşıma çıkan, inançlarımızın hayatımızı değiştirdiği olgusu gene başrolde.

Konfor alanının dışına çıkmayı unutun demiyorum asla!!!!!!! Amannnn yanlış anlaşılma olmasın. Ne de olsa mutluluk konfor alanımızın dışında:) Bunu bir kenara koyalım..

Ancak, sınırlarla kavga etmek, sınır dışında çıkmayı da sınırları genişletmeyi de güçleştiriyor, geciktiriyor. Kavga edip iddialaşarak bir yere varamıyor insan. Kabul edip nasıl geliştireceğini, değiştireceğine odaklanarak ancak birşeyler yapabiliriz.

“Neyi değiştirebilirim?” sorusu sihirli. Topu tamamen bize atıyor.

Ve işte orada başlıyor düşünce, neyi değiştirebileceğinize odaklıyor sizi.

Sonuç gene konfor alanının dışına çıkmaya geliyor. Hem de pürüzsüzce, rahatça ve yaratıcı süreçle.

balık

Benim de bir zamanlar içinde bulunduğum “karşıyız karşı herşeye karşı” tutumu ise, sorumluluğu karşıya atıyor. “Ben yapmadım, o yaptı” mentalitesi..E hal böyle olunca da, resimdeki balığın, fanusun camıyla ve onu fanusa koyanlarla kavga ederek vakit geçirmesinden başka birşey olamıyor sonuç.

Ben sorumlu olmazsam, nasıl değiştirebilirm ki zaten ? Yani anlayacağınız, niyetle sonuç tam ters çalışıyor bu sistemde.

Şöyle koyayım noktayı, her ne var ise elinizde o sizin hazineniz..Artırmak da değiştirmek de sizin elinizde, iş ki sizde olmayanlara odaklanıp enerjinizi düşürmeyin.

Onun yerine güçlü yanlarınız sayesinde elde edebileceklerinizi zihininizde vizyonlayıp, motive olun.

Reklamlar

1 Yorum

  1. şebnem çqkırer

    🎈🎈🎈🎈🎈
    🌺🌺🌺🌺🌺🌺👍
    iPhone’umdan gönderildi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: