Şu meşhur “AN’da Olma” meselesi..

now

Yakın zamanda hayatımın içinde birebir yaşadığım olaylar aracılığıyla anda mıyım değil miyim diye kendimi yoklama fırsatı buldum..
Biraz sizlere bundan bahsetmek istiyorum..
Bir buçuk ay önce babam kalp krizi geçirdi, hem de kariyerim için önemli bir günde..Aslında neyin önemli olduğunu göstermek istercesine..!
Ofisimin ilk gününde kapımda yığıldı kaldı..
İlk anın paniğini atlattıktan sonra anladık ki, olağanüstü bir durum var. Hiç kalp krizine şahit olmamış olsam da- umarım bir daha da olmam! – ambulans çağırmanın şart olduğunu farkettim. İşimiz yaver gitti ve yetişltirebildik apar topar hastaneye..
Hiç vakit kaybetmeden anjiyoya aldılar..
Annemi aşağıda bir yere oturttum, “benden haber bekle” dedim. Bir de o koşturmasın, yorulmasın diye..
Tek başımayım, kimseyi içeri almıyorlar çünkü..Hastabakıcı bana “Siz bekleyebilirsiniz burada” dedi..Bilemedim nedenini , ama hiç sorgulamadım, boynuna atlamak istedim sadece..”Sağol” çıktı ağzımdan.
Ben anjiyo laboratuvarının önünde, beklemede..Kafamdan binbir düşünce geçiyor, tahmin edebileceğiniz gibi çoğunluğu sevimsiz ihtimaller üzerine! Gözümden yaş eksik değil, hep o düşünceler baskın içimde..
Diğer taraftan bir ses diyor ki “Bak iyi ki seninleyken oldu”, “Şanslısın ki hastaneye yetiştirebildiniz”, “Gereken yapılıyor, sakin ol!”
Şu meşhur iç sesler devamlı sohbette..
Neyi farkediyorum biliyor musunuz ?
Negatif düşünceler üreten sesi, yani “ya şöyle olsaydı”, “ya bundan sonra böyle olursa” vs vs.. benzeri şöyle-böyle’nin yerine getirebildiğiniz en korkulan durumu hatırlatarak konuşan ses beni üzen ve gözyaşlarımı akıtan..
Bir an durdum..An, işte..
Kendi kendime sordum; “Şu an korktuğun şey nedir?”, Cevap geldi….
Sordum tekrar “Peki şu anda öyle bir şey oldu mu?”, Cevap: “Hayır!”
“Peki neden şu anın farkında olup haline şükretmiyorsun?”. Cevap: “……………………………..!!!”
Farkındalık beni şoke etti! İnanın bunu kendi içimde diyalog şeklinde yaşadığımda, bu olay canlı canlı bana gösterdi ki geçmişte ya da gelecekteyse eğer düşünceleriniz, işte o zaman korku, endişe, vesvese oluşuyor.
Ama an’da bunların hiçbiri yok. Sadece olan var..
An’da olunca, şükrediyor insan. Aksi düşünülemez!
Şu an’da bir kendinize durun ve de bir bakın ? Nasılsınız ? Bir sıkıntınız var mı ?
An’da iseniz, yoktur!
An’da değilseniz, başlamışsınızdır sırlamaya:)
Hayat bir an’dır, o da bu an’dır..

Reklamlar

5 Yorum

  1. Arzu

    Ayşegül’cüm yaşadığın bu olay, daha doğrusu bu olayı yaşayış şeklin ve ortaya koyuşun beni çok etkiledi. “An”da kalmak dileğiyle.:)

  2. Şebnem Aksu

    🙂 bence de

    iPhone’umdan gönderildi

  3. Ümit Karaçivi

    Çok daha güzel “an” ların yaşanması dileğiyle..

  4. songul

    Öncelikle yazını okuyunca duygularını çok derinden anlıyorum ve tekrar çok geçmiş olsun.

    • songul

      Hayatın dilini çözmek ve anlamak diğer bir değişle farkındalığını artırmak insanın kendisine yapacağı en büyük yatırımmış gibi geliyor bana..
      Zaman zaman ne gereksiz kaygılar ve endişelerle enerjimizi düşürüp kendimizi harap ediyoruz..Fayda sağlıyormu .. Hataları tekrarlamamak için göz ardı edemeyiz ancak
      olan güzel şeyleride görmeliyiz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: