Pozitif olasılıklar..

Bugünkü yazıma Benjamin Zander’dan bahsederek başlamak istiyorum.
Zander, Boston Filarmoni Orkestrası’nın Şefi ve aynı zamanda New England Konservatuarı’nda profesör.

25 yıllık öğretmenlik tecrübesinde gördüğü kadarıyla, öğrencilerdeki performans anksiyetesi (ve tabii not kaygısı) her defasında o kadar yüksek seviyelerde kendini gösteriyordu ki, müzik gibi ilham, hayal gücü ve duyguyla yol alınacak bir sanat dalında kendilerini hep kısıtlı şekilde sergilemelerine, içlerindeki cevheri dışarı çıkaramamalarına neden oluyordu.

Eşi Rosamund Stone Zander (aile terapisti ve ressam) ile oturup düşündüler öğrenim yılı öncesinde, ne yapabiliriz ve öğrencilerin bu kaybetme, hata yapma korkusunu biraz olsun dağıtabiliriz diye. Ve akıllarına birşey geldi. Yılın ilk günü itibariyle tüm öğrencilere A vermek! Evet yanlış okumadınız, yılın başında hepsinin notu sabit bir şekilde A olarak verilecekti. Böylece, herkes kendindeki mümkün olan maksimum potansiyele ulaşmak için motive olacak, not kaygısını düşünmeyecek, böylece rahatlıkla kendini ifade edebilecekti.
Yılın ilk ders günüde, Eylül ayı malum, müzik yüksek lisans öğrencileri Ben Zander’ın karşısında durmaktaydı. Bir eğitim öğretim yılı daha başlayacaktı. Fakat bu sefer değişik bir şekilde..Zander sözlerine başladı:
Sınıftaki herkes bu dersten A alacaktır. Yanlız tek bir şartım var, önümüzdeki iki hafta içinde bana “Sevgili Bay Zander, dersinizden A aldım çünkü……..” şeklinde başlayan, bir yıl sonraki Mayıs ayı tarihli birer mektup yazmanızı istiyorum. Bu mektupta mümkün olduğunca detaylı şekilde, bir yıl zarfında bu olağanüstü notu almanın sizde neleri değiştirdiğini anlatmanızı, mektubunuzda geçmiş zaman kullanmanızı, kendinizi bundan bir yıl sonra nerede gördüğünüzü hayal edip oradan bugüne bakmanızı istiyorum. Benim için önemli olan bu bir yılda olacağınız kişidir. Belirli hedefler, kazanılan ödüller, vs ikinci derecede ilgi alanım olacaktır.
Ve ekledi:
Mektubunuzda anlatacağınız bir yıl sonraki muhteşem tutkulu olan kendinize aşık olmanızı istiyorum!

Ve işte gelen mektuplardan biri:
Sevgili hocam Bay Zander,
Dersinizden A aldım çünkü, çok çalıştım ve kendimle ilgili çok düşündüm dersinizi aldığım sırada. Ve sonuç bir harika! Yepyeni bir insan oldum. Eskiden herşeye – daha denemeden – negatif yaklaşırdım. Şimdi eskisine göre daha mutlu bir insanım. Bir yıl önce hiçbir hatamı kabullenemiyor, devamli kendimi suçluyordum. Ama şimdi, hata yapmanın keyfine varıyorum ve bu hatalardan çok şey öğreniyorum. Müziğimi çok daha derinlikli hissediyorum ve çalıyorum. Eskiden sadece notaları takip ederdimj, şimdi ise çaldığım her parçanın anlamını hissediyorum, daha fazla hayal gücümü kullanıyorum. Kendi değerimi bulduğuma inanıyorum. Çok özel bir insan olduğumu anladım, çünkü kendime inandığım sürece herşeyi ama herşeyi yapabileceğimi gördüm! Tüm verdiğiniz dersler için teşekkürler çünkü onlar sayesinde ne kadar önemli bir insan olduğumu anladım. Ve daha da önemlisi, neden müzik yaptığımı. Teşekkürler!

Esther Lee

Yaptığım alıntı Zander & Zander’ın “The Art of Possibility” kitabından. İlginizi çekerse alın muhakkak okuyun derim. Gerçekten müthiş ilham verdi bana..


Michealangelo’nun bir sözüyle bitirmek istiyorum bugünkü yazımı:
Her taşın veya mermerin içinde güzel bir heykelcik gizlidir,sadece fazlalıkları almak içindeki sanat eserini görmek için yeter.” (Inside every block of stone or marble dwells a beautiful statue; one need only remove the excess material to reveal the work of art within.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: