Seçimlerimiz ve biz

Hayat hep seçimlerden ibarettir..Oyle degil mi? Hep önümüzde en az iki yol bulunur, gidilecek yolu biz seceriz..

Bazılarınızın “Ama herşeyi de biz seçemiyoruz ki hayatta, bazı şeyler kendiliğinden oluyor” dediğini duyar gibiyim..Buna katılmıyorum kendi adıma.. Her durumda seçim yaptığımız alanlar olduğunu biliyorum çünkü..

Geçenlerde bir arkadaşla konuyu tartışıyorduk, şöyle bir örnek verdi:

Susuzluktan ölmek üzeresin ve önünde bir şişe su var. İçmek zorundasın ölmemek için. Bunu seçimle nasıl açıklarsın ?”

Oldukça ekstrem bir örnekten girdik ama açıklayayım, buradaki seçim nedir suyu içmek ya da içmemek. Onun sonundaki seçim nedir peki yaşamak ya da ölmek! “Zorunda olmak” düşüncesi, insanı düşüncede seçeneksiz bırakıyor. Oysa bu durumda bile seçeneğimiz var..Orada suyu içmeyi seçmek yaşamayı da seçmek demek. Diğer seçeneğin de varlığını unutmamak gerek ama. Ölmeyi yani suyu içmemeyi de seçebiliriz. Düşük de olsa böyle bir ihtimal de var, öyle değil mi? Verilmesi büyük ihtimalle beklenen kararlar “zorunluluk”la eşdeğer tutulmuş hep..Düşündüğünüzde göreceksiniz..Aslında seçenekleriniz sandığınızdan da fazla..Örnekleri çok çeşitlendirebiliriz.

Bu sabah bir arkadaşımdan gelen yazı çok açıkça ifade ediyor demek istediklerimi. Sizlerle hemen paylaşmayı seçiyorum:) Evet bu benim seçimim. Eğer sizler de okumayı seçerseniz, çok sevinirim:)

Jerry, çevresindekilerin çok sevdigi insanlardan biriydi.

Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir þey bulurdu.

Hatta, bazen etrafındakileri sorunlardan  çıldırsa  bile, “Bu adam bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?” diye.

Birisi nasýl olduðunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanýt verirdi hep.

“Bomba gibiyim…”

Jerry, dogal bir motivasyoncuydu.

Yanındaki insanlardan biri o gün, kötü bir gündeyse, Jerry yanýna koþar, duruma nasıl olumlu bakılacabilinecegini anlatırdı.

Bu tarzý fena halde düþündürüyordu beni.

Bir gün Jerry’ye gittim. “Anlayamýyorum” dedim.

“Nasýl oluyor da, her zaman, her koþulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasýl baþarýyorsun bunu?”

Her sabah kalktımda  kendi kendime;

“Jerry, bugün iki seçimin var. Havan ya iyi olacak ya da kötü” derim.

Her zaman havamýn iyi olmasýný seçerim.

Kötü bir sey oldugunda yine iki seçimim var.

Kurban olmak ya da ders almak.

Ben basýma gelen kötü þeylerden ders almayı seçerim.

Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var.

Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek.

Ben olumlu yanları göstermeyi seçerim.

“Yok yahu” diye dalga geçtim. “Bu kadar kolay yani”

“Evet…Kolay…” dedi Jerry.

“Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır.

Sen her durumda nasıl davranaca  seçersin.

Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin.

Sen havanýn, tavrıın  iyi ya da kötü olması seçersin.

Yani sen hayatı nasıl yaþayacayacagı seçersin”

Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi.

Onu uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine olumlu seçimler yaptımmda hep onu hatırladım.

Yıllar sonra Jerry’nin başına çok talihsiz bir olay geldi.

Soygun için gelen hırsızlar Jerry’yi delik desik etmisler.

Ameliyatı 18 saat sürmüs, haftalarca yogun bakımda kalmıs.

Taburcu edildiginde kursunların bazıları hala vücudundaymıs.

Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm.

“Nasılsın?” diye sordugumda; “Bomba gibi” dedi.

“Bomba gibi”

“Olay sırasında neler hissettin Jerry?” dedim.

“Yerde yatarken iki seçimim var diye düþündüm.

Ya yaþamayı seçecektim ya ölümü. Ben yasamayı seçtim.”

“Korkmadın mı? suurunu kaybetmedin mi?”

Ambulansla gelen saglık görevlileri harika insanlardı.

Bana hep “iyileseceksin merak etme” dediler.

Ama acil servisin koridorlarinda sedyemi hızla sürerken doktorların ve hemsirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum.

Bu gözler bana “Bu adam ölmüþ” diyordu.

“Bir seyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım”

“Ne yaptın?” diye merakla sordum.

Kocaman bir hemþire yanıma yaklastı ve bagırarak “herhangi bir şeye ihtiyacım olup olmadı” sordu.

‘Evet’ diye yanıt verdim.

“Var”

Doktorlar ve hemsireler merakla sustular.

Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bardım; “Benim kursunlara alerjim var!..”

Doktor ve hemşireler gülmeye basladslar.

Tekrar bardım;

“Ben yasamayı seçtim.

Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi degil”

Jerry, sadece doktorların büyük ustalıklari sayesinde deðil, kendi olumlu tavrının da büyük katkısı ile yasadı.

Yasaması bana yeni bir ders oldu.

Hergün hayatımızı dolu dolu yasamayı seçme sansımız ve hakkımız oldugunu ondan ögrendim ve herseyin kendi seçimlerimize baglı oldugunu.

Bu yazı okudunuz. Şimdi iki seçiminiz var:

1. Unutup gitmek,

2. Yazı dikkate alıp, seçimlerinizin bilincinde olmak.

Hepinize farkındalıkla dolu bir gün diliyorum..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: